Ayıcık ve Sihirli Mantar Masalı

Bir varmış bir yokmuş, yemyeşil ormanın derinliklerinde Minik Ayıcık adında meraklı ve cesur bir yavru ayı yaşarmış. Ayıcık, kardeşi Pati ile birlikte annesiyle mutlu bir hayat sürüyormuş. Her sabah ormanda dolaşmayı, çiçekleri koklamayı ve kuşların şarkılarını dinlemeyi çok severmiş. Ama ayıcığın en büyük hayali, bir gün ormanın gizemli köşelerinde saklı mucizeleri keşfetmekmiş. Bir gün erkenden …

Masal oku...

Kayıkçı Keloğlan Masalı

Bir varmış bir yokmuş. Uzak diyarlarda, deniz kıyısında güzel bir ülke yer alırmış. Bu ülkenin padişahının bir kızı ve bir oğlu varmış. Padişah, çocuklarını çok severmiş; her isteklerini yerine getirirmiş. Fakat zamanla aklına bir düşünce gelmiş: “Ben yaşlandım, bir gün bu ülke oğluma kalacak. O memleketi iyi yönetebilsin, halka adaletli olsun diye bilgili ve erdemli …

Masal oku...

Sorumsuz Zürafa Wubi Masalı

Uzak diyarlarda, sıcak güneşin altında uzanan yemyeşil bir savan vardı. Bu savanda, uzun boynu ve sevimli gülümsemesiyle tanınan bir zürafa yaşardı. Adı Wubi’ydi. Wubi, savanın en uzun hayvanıydı ama ne yazık ki en sorumsuzu da oydu. Wubi sabahları genelde geç uyanır, kahvaltısını unutur, dişlerini fırçalamaz ve çoğu zaman randevularına geç kalırdı. Annesi ona sürekli hatırlatırdı:“Wubi, …

Masal oku...

Periler Kraliçesi ve Dilek Taşı Masalı

Bir zamanlar, Gümüş Adası adlı gizemli bir krallık varmış. Gökyüzüne uzanan şelaleler, parıldayan dereler, yosun kaplı kayalar arasında saklı bir krallık. O krallığın hükümdarı, zarafeti, bilgeliği ve adaletiyle tanınan Periler Kraliçesi Selendra’ymış. Selendra, doğduğundan beri sihirle bağlı olduğu bir görevi taşırmış: krallığını güzellik, sevgi ve umutla doldurmak. Periler Kraliçesi’nin elinde, yalnızca yüce ruhlara ait olan …

Masal oku...

Minik Kedi ve Kırık Cam Kesimi Masalı

Bir zamanlar sıcak, huzurlu bir evde yaşayan Yedi adında meraklı mı meraklı bir minik yavru kedi varmış. Yedi, adını yedi kardeşin en küçüğü olduğu için almış. Tüyleri pamuk gibi yumuşak, gözleri boncuk gibi parlakmış. Evin her köşesini keşfetmeyi çok severmiş; bazen koltuk altlarına saklanır, bazen perdelerin arasından sarkar, bazen de çamaşır sepetine girip uyuyakalırmış. Bir …

Masal oku...

Yavru Köpek Miko ve Gölgesi Masalı

Ormanın kenarında, küçük bir kulübede yaşayan minik bir yavru köpek vardı. Adı Miko idi. Miko yumuşacık kahverengi tüyleri, kocaman kulakları ve bir o kadar da merak dolu gözleriyle günlerini keşifle geçirirdi. Her sabah güneşin doğuşuyla uyanır, ufacık patileriyle bahçeye koşar, çimenlerin arasındaki uğur böceklerini kovalamaya bayılırdı. Bir sabah, her zamanki gibi kulübenin önünde zıplayıp oynarken …

Masal oku...

Prenses ve Kirpi Masalı

Uzak diyarlarda, yemyeşil ağaçların göğe yükseldiği bir ormanın hemen kıyısında, büyük ve güzel bir şato yükselirmiş. Bu şatoda, altın saçlı, meraklı ve kalbi sevgiyle dolu küçük bir prenses yaşarmış. Prensesin adı Lila’ymış. Lila her sabah, güneş doğarken uyanır, penceresini açar ve derin derin ormanın kokusunu içine çeker, kuşların şarkılarını dinlermiş. Ama her şeyden çok, dışarı …

Masal oku...

Çoban ve Kurt Masalı

Günlerden bir gün, yemyeşil dağların eteğinde küçük bir köyde Ahmet adında genç bir çoban yaşardı. Ahmet, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte sürüsünü alıp, dağın yüksek çayırlıklarında otlatırdı. Yalnızca koyunlara değil, bazen ormanın sınırında dolanan kuşlara, uçan kelebeklere bile bir dost gibi yaklaşırdı. Ahmet’in köyüyle çevredeki dağlık orman arasında sık sık kurt söylentileri dolaşırdı. Köylüler, geceleri kırmızı …

Masal oku...

Büyülü Aynadaki Peri Masalı

Uzak bir diyarda, gökyüzüne en yakın dağların zirvesinde, Ayışığı Ormanı adında gizemli bir yer varmış. Bu ormanın içinde sadece perilerin bildiği, insan gözünden saklı bir Kristal Vadisi uzanırmış. Vadinin tam ortasında, yıllar önce gökten düşen bir yıldızdan yapılmış Büyülü Ayna dururmuş. Bu ayna, bakanın yalnızca dışını değil, içindeki en derin duyguları da gösterirmiş. Bu aynayı …

Masal oku...

Gökkuşağı ve Minik Kaplumbağa Masalı

Bir varmış, bir yokmuş. Uçsuz bucaksız yemyeşil bir ormanın kıyısında, çimenler arasında minicik bir kaplumbağa yaşarmış. Adı Mino‘ymuş. Mino her gün yavaş yavaş yürür, çiçekleri koklar, uğurböcekleriyle konuşurmuş. Ama Mino’nun en çok sevdiği şey, yağmurdan sonra gökyüzünde beliren gökkuşağını izlemekmiş. Bir gün yağmur durmuş, güneş parlamış ve gökyüzünde kocaman bir gökkuşağı belirivermiş. Mino gözlerini kocaman …

Masal oku...