p>Bir zamanlar, derenin kıyısında, minik bir evde ailesiyle yaşayan Neşe adında bir çocuk vardı. En yakın arkadaşları, derelerin üzerinde sıçrayıp oynayan yavru kurbağa Zıpzıp ve derenin yanında kök salan büyük meşe ağacını paylaşıyorlardı. Bazen yağmurun yağışıyla taşların üzerinde zıplayıp şarkılar söyleyen bu üçlü, zamanla daha da yakınlaşmıştı. p>Günlerden bir bahar sabahı Zıpzıp ve Neşe, meşe ağacının gölgesinde oyun oynarlarken hafif bir yağmur bastırdı. Yağmur ciğerlerini temizlerken, derenin su seviyesi yavaş yavaş yükselmeye başladı ve neşeyle gülümsüyorlardı. Fakat hızlanan yağmur, derenin içindeki sesleri derin bir homurtuya dönüştürdü ve kurbağalar endişeyle etrafa bakmaya başladılar. Sular yükseldikçe meşe ağacının yeşil dalları bile suda sallanmaya başladı. Neşe, korkuyla evine doğru koştu; ailesi de onu arıyordu. p>Anne ve baba, Neşe’yi gördüğünde hemen ona sarıldı ve güvenli bir yere sığınmaları gerektiğini hatırlattı. Neşe, ailesiyle birlikte dalganın üzerinde kalan uzun bir dalı işaret eden Zıpzıp’a kanatlı yardımlarını iletti. Ağırlıklarını dalın ucuna vererek, kurak olmayan ama dayanıklı bir çıkış yolu oluşturdular ve nihayet meşe ağacının en uzun dalına çıkabilmeyi başardılar. Bir süre sonra evleri suyla kaplandı ve bazı duvarlar çöktü. Neşe, evinin artık görünmez olduğundan korktu; ama umutları tükenmedi. p>Yağmur dinmek üzereyken büyük itfaiye araçları olay yerine ulaştı. İtfaiyeciler, Neşe ve ailesini güvenli bir konuma taşıdı ve suyu hortumlarla temizledi. Ayrıca çevredeki çamur ve yıkıntıları temizleyerek geçici bir barınma sağladı. Komşular ve belediye görevlileri ise onlara yeni bir ev bulup, kısa sürede köklü bir şekilde kurdukları yeni yuvalarını yaptılar. Yeni ev, artık sulara karşı dayanıklı olması için biraz daha yükseğe ve daha uzağa konumlandırıldı; ayrıca babaları, meşe ağacına arkadaşlık etmesi için yeni ağaçlar dikti. p>Yıllar geçerken meşe ağacının ve diğer ağaçların kökleri, yükselen sulara karşı sağlam bir siper oluşturdu. Neşe, her yaz meşe ağacına sırtını dayayarak dinlenir; kurbağalarla konuşur, dereden akan suyu dinlerdi. Neşe ile Zıpzıp, meşe ağacının gölgesinde büyüyen dostlarıyla birlikte mutlu bir şekilde yaşamlarını sürdürdüler, artık seli birer anı olarak hatırlıyorlardı. p>
p>Uzun yıllar önce, derenin kıyısında küçük bir evde Neşe adında sevgi dolu bir çocuk yaşardı. En yakın arkadaşları, zıplayan yavru kurbağa Zıpzıp ve kökleriyle toprağı kavrayan büyük meşe ağacıydı. Birlikte şarkılar söyleyip suyun azaldığı günlerde taşlar üzerinde oyunlar oynarlardı. p>Bir bahar sabahı yağmur hafifçe başlayınca, sular yükselmeye başladı ve meşe ağacının dalları suda savrulmaya başladı. Zıpzıp ile Neşe, endişeyle birbirlerine bakarken, ayak sesleriyle gelen su, derenin derinleştiğini gösteriyordu. Ailesi Neşe’yi görünce sevinçle kucakladı ve güvenli bir yere geçmesini sağladı. p>Sonuçta, Neşe ve ailesi dalın üzerinde güvenli bir sığınak buldu; Zıpzıp da dostlarıyla meşe ağacının en uzun dalını kullanarak onları yukarı taşıdı. Evleri tamamen suya gömülmüşken bile, itfaiye ve komşuların yardımıyla yeni bir yuva için çalışmalar başladı. Yeni ev, selden korunacak şekilde daha yüksek ve daha uzak bir konumdaydı. Bahçeye dikilen yeni ağaçlar, sular yükseldiğinde toprakları tutacak güçteydi. p>Yıllar ilerledikçe meşe ağacı ve etrafındaki ağaçlar daha da büyüdü. Neşe, her yaz bu gölgelik altında dinlenir, Zıpzıp ile konuşur, dereden akan suyu dinlerdi. Böylece Neşe ve ailesi, doğa ve komşularıyla güç birliği içinde mutlu bir yaşam sürdürdü. p>
