Bir varmış bir yokmuş, önce vakit içinde kalbur saman içinde sempatik bir köyde yaşayan Ela isminde çok meraklı bir kız varmış. Ela, oyun oynamayı, yürüyüş yapmayı çok severmiş. Ela ve ailesi çok keyifli bir aileymiş ancak köyde yaşayan bir çok aile pek keyifli değilmiş. Her gün tartışmalar oluyormuş ve Ela bu duruma çok üzülüyormuş.
Gülerden bir gün, köy meydanında yürüyen Ela, büyüklerin konuşmasına kulak konuğu olmuş. Büyükler kendi ortalarında, ormanda bulanan sihirli bir çiçek olduğundan bahsediyorlarmış. Bu çiçeği bulan kişinin bir dilek hakkı olacağını da duyan Ela, çok meraklı olduğu için o çiçeği bulmak istemiş. Bir sabah erken saatte uyanmış ve ormana gidip sihirli çiçeğin peşine düşmüş. Saatlerce yürümüş ve sonunda pembe, parıl parıl parlayan bir çiçek bulmuş. Ela, çiçeğin önünde durup gözlerini kapatarak içten bir dilek tuttu: “Köyümüzde her vakit barış ve memnunluk olsun.” demiş.

Çiçek, bir anda parıldamaya başlamış ve Ela’nın dileğini kabul etmiş. O günden sonra, köyde huzur ve memnunluk hiç eksik olmamış Ela, sihirli çiçeği bulduğu o günü daima kalbinde bir anı olarak saklamış ve ne vakit bir sorun çıksa, içindeki yüreğe güvenmeyi öğrenmiş. Ve böylelikle, Ela ve köy halkı keyifli bir halde yaşamaya devam etmiş.
Daha fazla kısa masal okumak isterseniz Kısa Masallar kategorimizi inceleyebilirsiniz.