Keloğlan’ın Zenginler Ülkesiyle Tanışması ve Değişimin Hikayesi

Keloğlan, uzun zamandır süregelen çalışkanlık arzusuyla çıktı yola ve şehirde bulduğu işler arasındaki dengesizlikle karşılaştı. Günler birbirini kovalarken, çalıştığı günler para kazandırsa da boş günler geçimini zorlaştırıyordu; elde var, sıfırın altında bir neticeyle köyden ayrılmıştı. Bu nedenle kalıcı, istikrarlı bir iş ve biriktireceği para üzerine düşünceleri çoğaldı. Hayali, geniş bahçeli bir ev ve evin içini süsleyecek eşyalarla dolu bir gelecek kurmaktı; her bayramda bile aynı elbiseyi giyme zorunluluğundan sıkılmıştı.

Çocukluğundan beri bolluk ve refah ülkesi olarak anılan bir yere doğru yol alırken, sonunda zenginler ülkesi diye bilinen yere ulaşmayı başarmıştı. İlk köyün girişindeki çardağın altında oturan yaşlı bir adamla karşılaştı. Keloğlan, yolu uzun olduğundan, çalışmak ister ve iş aradığını söyledi; adam ise bakışlarıyla sorguluyordu: “İş bulup da ne yapacaksın?” Keloğlan, “Çalışıp para kazanırım” diye yanıtladı ve bu sözler adamı iyice kızdırdı.

Adam, “Parayı ne yapacaksın?” diye sordu. Keloğlan’ın cevabı biraz şaşırtıcıydı: “Kazandığım para ile temiz elbiseler alırım, bağ-bahçe kurarım, ev sahibi olurum, yeni eşyalar edinirim,” dedi. Ancak karşısındakinin kahkahaları sürerken adam, zenginler ülkesinin para kullanmadığını, her şeyin bedavaya karşılandığını, ihtiyaçların karşılandığını ve yaşamın tamamen farklı bir akış içinde olduğunu anlattı. Sadece yeni elbiseler ve ayakkabılar dağıtılıyor, her gün üç öğün bedava yemek var, bahçede meyve ağaçları boldur. Orada kira yoktur, satın alma yoktur; insanlar özgürce yaşar, evlenip çocuklarını büyütürlerdi.

Keloğlan, bu yaşam tarzını görüp, kendisini Şişmanoğlan olarak adlandıracak kadar kilo almaya başlamıştı; önceki isminin hatırasından mı, yoksa yeni bir yaşam biçiminin etkisinden mi bilinmez, köy halkı onu bu şekilde çağırmaya başlamıştı. Bir gece gördüğü rüyada, çok çeşitli yiyeceklerle dolu bir sofrada kendisini yiyip içtiğini gördü; rüya o kadar gerçekmiş ki, uykudan uyanınca hâlâ etkisi sürüyordu. Rüyasında gördüğü tablonun kısa sürede gerçek olmayacağını anlamış ve uyandığında değişimin gerekli olduğunu kavramıştı. İnsanlar arasındaki farkın sadece maddi zenginlikle değil, sağlığın ve çalışkanlığın da önemine işaret eden bu rüya, Keloğlan’a eski günlerini hatırlatmıştı.

Günler geçtikçe, Şişmanoğlan’ın gördüğü uyarıların etkisiyle uyanan Keloğlan, arkadaşlarıyla birlikte yaşamın zorluklarını, aşırı tüketimin anlamını ve sağlığın değerini daha iyi anladı. En sonunda, zenginler ülkesi dediği yerdeki yaşamın alsında yatan boşlukları görüp, köyüne geri dönmeye karar verdi ve eski çalışkan günlerine dönmenin yollarını aramaya başladı. Böylece, hayal ettiği refah ile gerçek ihtiyaçlar arasındaki dengeyi bulacağı istikrarlı bir yol izlemek üzere memleketine doğru yola çıktı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir