Kovboyun Yorucu Gününe Konuk Olan Köpek ve Öküzün Annesi Olmayan Anlayış

Bir gün dışarıda güneşin baskısı altında gezen köpek, serinlik arayışında nihayet bir ahırın kapısını araladı. İçeride, samanın kokusu ve esintinin serinliği ona aradığı huzuru verdi. Kapalı alanda uzanıp dinlenirken, dışardaki yorgunluk hissi hızla bastırdı.

Uzun saatler boyunca çalışıp gelen öküz ise yiyeceğini güvenceye almak için sabırsızca etrafa bakındı. Koca hayvan, köpeğin uyuduğunu fark edince önce nazikçe uyanmasını ister gibi burnunu hafifçe itti; ama köpek o kadar derin bir uykuya dalmıştı ki kıpırdamadı. Öküz, sabırsızlanarak yeniden uğraştı; köpek ise dönüp yüzünü başka tarafa sürtünerek uykusunu sürdürdü.

Kovboyun Yorucu Gününe Konuk Olan Köpek ve Öküzün Annesi Olmayan Anlayış

Gökten düşen bir sessizlikten sonra köpek, hışımla hırlayarak doğruldu ve etrafını kontrol edercesine baktı. “Burada da mı rahat yok bize?” diye mırıldandı. Öküz ise “Yemeyeceğim samanın üstünde uzanmışsın, kalk da karnımı doyur” dediğinde köpek bu kez öyle veya böyle kendine saldırmaya kalkıştı.

Gerginlik büyürken, öküzün sözleriyle davrandığı berrak bir anda köpek özür dileme niyetinde değil, davranışını pek çok kez tekrarlamaya hazır görünüyordu. “Sen yaşıyorsan, paylaş da görelim” diye ısrar eden öküz, “Ama şu kadarı da fazladır; ya benim yerimde bana saygı göster, ya da bu mücadele başka yerlere taşınır” dedi.

Çarpışmanın ardından köpek, kuyruğunu bacakları arasına sıkıştırıp geri adım attı ve sessizce uzaklaştı. Dışarıda kalanların arasından yükselen sessizlik, iki hayvanın da kendi dünyasında süren hesaplaşmayı sürdürdü.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir