Bir sabah, Zeynep okula doğru heyecanla yürürken kollarındaki kırmızı beneklerin artığını fark etti. Yatağından kalktığında bileklerinde ve kolunda yayılan bu benekler, kahvaltı sırasında da kaşınmayı sürdürüyordu. Ancak roket projesinin heyecanı onu bu rahatsızlıktan geçici olarak düşünmekten alıkoyuyordu. Bayram yerine geçmek üzere renkli kartonları toplarken, benekler aklına takılıyordu; yine de arkadaşlarıyla çalışmaya karar verdi.
Bahçedeki sınıfta, öğretmen gruplar oluşturmayı önerince Zeynep, en yakın arkadaşı Ediz ile birlikte bir takım kurdu. Elindeki kaşınma ve benekler gittikçe yayılsa da ekip çalışması devam etti. Zeynep’in bacak ve omuzlarındaki kaşıntılar da artmaya başlamıştı; hatta elindeki kartonu yuvarlak biçimde kesince ellerinde benekler belirdi. Bu durum kaygı vericiydi ve durumu öğretmene anlatmaya karar verdi.

“Kendimi pek iyi hissetmiyorum,” dedi Zeynep. Yansımasına baktığında yüzünün tamamen beneklerle kaplandığını gördü; saçlarıyla süslediği kurdele bile dev bir hediye paketine benziyordu. Normalde bunu gülüp geçebilecekken, şimdi endişesi büyümüştü. Kaşıntılar ise durmuyordu.
Rehberlik eden öğretmen, hemen bir doktora görünmesini istedi. Okul yönetimi ise durumu ailesine bildirdi ve Zeynep’i alıp doktora götürdü. Doktor, maske ve eldivenlerini taktı; kısa sürede hastalanmanın mikroplardan kaynaklandığını söyledi. Zeynep şaşırdı: “Evde ancak annem, babam ve küçük Japon balığımız var; nasıl mikrop bulaştımış olabilir ki?”
Raporlar ve açıklamalarla doktor, mikropların ne kadar küçük olduğunu ve gözle görünmediklerini açıkladı. Zeynep, mikropların her yerde olabileceğini öğrenince biraz ürkmüştü. Ancak doktor, temizliğe dikkat etmek, sağlıklı beslenmek, düzenli uyumak ve egzersiz yapmakla korunabileceğini belirtti. Hastalanınca evde kalmanın da enfeksiyonların yayılmasını engelleyeceğini vurguladı.
İlerlemenin süreci başladığında, Zeynep ve ailesi evde kalmanın gerekliliğini anladı. Doktorun tavsiyelerinin ardından ilaçlarını düzenli içti, meyve tüketimine özen gösterdi ve suyu bol miktarda içti. Zeynep’in benekleri tek tek kayboldu; vücudu tekrar eski haline gelmeye başladı.
İyileşme sürerken hafta boyunca arkadaşlarıyla fiziksel temastan uzak kaldılar ve iletişimi internet ya da telefonla sürdürdüler. Yeniden okula dönmeleri için umut dolu bir gün geldiğinde annesi, “Yarın yine sınıfa gidebilirsiniz” dedi ve Zeynep heyecanla bu haberi paylaştı. Ancak hatıralarındaki mikroplara karşı daha dirençli olmak için annesi, “İyileşmeni destekleyen meyvelerden bir kek yapalım mı?” diye önerdi. Zeynep bu fikri çok beğendi ve evde destekleyici aile aktiviteleriyle güç topladı.
Ertesi gün okulda arkadaşlarıyla birlikte sağlıklı keklerden tattılar; ellerini temiz tutmayı unutmadılar ve hep birlikte mikroplara karşı daha güçlü hissederek roket çalışmalarına devam ettiler. Üçgenler ve kareler kesip kartonları süslerken, kimse kırmızı kartondan yuvarlak kesmeyi düşünmüyordu. Öğretmen ise tebessümle, “Bir süre kırmızı benekler görmek istemiyoruz galiba,” diyerek sınıfın gülümsemesini sağladı. Böylece tekrar birlikte çalışırken eski neşeyi geri kazanmışlardı.