Günlerden bir gün çok büyük bir ormanda kral olan bir aslan varmış. Ormanın tüm sorumluluğu Aslan Kral’ın üzerindeymiş. Başka tüm hayvanlar, çiçekler ve ağaçlar bir sorun ile karşılaştıklarında Aslan Kral’dan yardım isterlermiş. Böylelikle hepsi keyifli mesut yaşamaya devam edermiş.
Aslan Kral’ın hiç beklemediği bir anda yavrusu olmuş. Tıpkı kendisi üzere altın renkli tüylere ve ateş üzere gözleri ile Aslan Kral’a çok benziyormuş. Bu yüzden Aslan Kral ileride ormanın yeni hükümdarı olması için yavrusuna eğitim vermeye karar vermiş.
Sorunları nasıl çözdüğü, başka canlılara nasıl yardım ettiği ve ormanın sistemini nasıl sağladığını her gün yavrusuna anlatıyormuş. Gel vakit git vakit aslan hükümdarın küçük yavrusu genç bir aslan olmuş. Bu sırada aslan kral güzelce yaşlanmış ve birçok işini artık oğluna bırakmaya karar vermiş. Tüm orman halkı yardım istemek için genç aslanı tercih ediyormuş.
Genç aslan büyüyüp akıllı bir aslan olduğunda ormanda görkemli bir kutlama yapılmış. Tüm orman halkı yeni hükümdarlarını kutlamak için ormanın meydanında toplanmış. Bu büyük ormanın yeni hükümdarı olacak olan Aslan Kral’ın oğlu, yapılan kutlamalar ile ormanın yeni hükümdarı seçilmiş. Artık yaşadıkları bu uçsuz bucaksız olmanın tüm sorumluluğu yeni hükümdarın üzerindeymiş.
Orman çok büyük olduğu için içinde sayısız canlı yaşıyormuş. Bu büyük ormanın sorumluluğu da yeni kral için hayli fazlaymış. Her ne kadar tüm canlılara yardım etse de gözü daima babasını arıyormuş. Babasının yeni kral küçükken ona öğrettiği her şeyi hatırlamış ve sahibi olduğu bu ormana büyütmek için çalışmaya devam etmiş. Artık ne vakit bir zorluk ile karşılaşsa babasının öğütlerini hatırlıyor ve ormanın tüm işlerini ve sorumluluklarını başarıyormuş.