Bir zamanlar Hayal Dünyası adında, gökkuşuklarının ötesinde saklı bir ülke varmış. Bu büyülü diyarda konuşan hayvanlar, uçan balıklar ve renkli çiçeklerle dolu bir orman bulunurmuş. Ormanın ortasında yaşamını sürdüren minik bir kelebek varmış; adı Lila’mış. Uçmayı öğrenemeyen tek şey olduğuna inanırdı, ama gökyüzünü özgürce süzülecek hayali hep içinde yanıp tutuşurmuş. Günlerden birinde, büyünün rehberi Zephyr’ı görmek için yola çıkmış. Zephyr, Lila’ya uçmayı öğretebilecek tek kişiymiş. Lila, yüksek bir dağın zirvesindeki Zephyr’ın kapısını çalmak üzere yola koyulmuş. Yol boyunca nehirlerin üstünden geçerken rüzgarla dans eden yaprakların arasından sıyrılmış, hatta bulutların üzerinde süzülen bir gezegen balığıyla karşılaşmış. Balık, yol gösterici olarak yanında yer almış ve onları Zephyr’ın bulunduğu tepeye kadar eşlik etmiş.
