Bir zamanlar Anadolu’nun dört bir yanını gezen üç papaz, halkı şaşırtmayı ve öğretiyi kendi lehlerine çarpıtmayı görev edinmişlerdi. Yolculukları sırasında gördükleri her bölgenin en bilgili kişisini karşılar, onunla konuşarak ilginç sorular sorup onları köşeye sıkıştırmayı planlardı. Ancak onların kendileri de bu soruların cevaplarını içlerinde bulundurmaktan aciz olduklarını fark ederlerdi. Bu durum kısa sürede yayılarak, alanın en bilgili kişisini bulup onun önünde ders vermek onlar için artık imkânsız bir hal almıştı.
