Bir köyün kıyısında yaşayan Keloğlan, saçsız oluşuyla değil, yüreğinin cesaretiyle anılırmış. Annesiyle birlikte yaşadığı mütevazı ev, köyün uç kısmında, tepeyi selamlarcasına dururmuş. Bir gün köye uzak bir tehlike hâlini almış: dev, köyün altınını çalıp insanları köleleştirmek için ortaya çıkmış. Köylüler, korku ve belirsizlik içinde ne yapacaklarını bilemezken Keloğlan kararını vermiş ve arkadaşlarını yanına alarak devin mağarasına doğru yola çıkmış.
