Bir varmış, bir yokmuş. Bir vakitler, sabahları kargaların sesiyle uyanmayı seven, meraklı mı meraklı bir çocuk varmış. Bu çocuğun ismi Efe’ymiş. Efe, ailesiyle birlikte yemyeşil bir ormanın kenarına pikniğe gitmeyi çok severmiş. Bir hafta sonu, sepetler dolusu yiyecek hazırlayıp erkenden yola çıkmışlar. Ormanın içinden geçen toprak yolu takip ederek, dere kenarındaki büyük çınarın altına varmışlar.
Masal oku...Masallar
Modacı Tavşan Titi Masalı
Bir varmış, bir yokmuş. Bir vakitler, ormanın yemyeşil bir köşesinde rengârenk çiçeklerle dolu bir zirve varmış. Bu dorukta birçok hayvan birlikte yaşarmış: sincaplar, kirpiler, kaplumbağalar ve tavşanlar… Ancak içlerinde biri varmış ki, herkes ondan biraz uzakta dururmuş: Titi Tavşan. Titi, bembeyaz tüyleri ve fiyonklu kulaklarıyla başka tavşanlara pek benzemezmiş. Zira onun en sevdiği şey modaymış!
Masal oku...Nasrettin Hoca’nın Lunapark Masalı
Bir varmış, bir yokmuş. Bir vakitler, geniş mi geniş bir köyde, çocukların çok sevdiği bir bilge yaşarmış. İsmi Nasrettin Hoca’ymış. Hoca, her sabah elinde bastonuyla yürüyüşe çıkar, köydeki çocuklara selam verir, onların halini hatırını sorarmış. Köydeki çocuklar Nasrettin Hoca’yı çok severmiş. Onun yanına gelince içleri rahatlar, yüzleri çabucak gülermiş. Zira Hoca’nın gözleri konuşurken parıldar, anlattığı
Masal oku...Sessiz Çocuk Masalı
Bir varmış, bir yokmuş. Bir vakitler, ormanın kenarına kurulmuş sessiz bir köyde, kendi kendine oynamayı seven bir çocuk yaşarmış. Bu çocuk ne fazla konuşurmuş ne de kalabalıkta rahat edermiş. Beşerlerle çabucak kaynaşamaz lakin tabiatla kolaylıkla anlaşırmış. İsmini pek bilen olmazmış, zira o genelde sessiz kalırmış. Köyde herkes ona “Sessiz Çocuk” dermiş; zira o en çok
Masal oku...Tek Kulaklı Oyuncak Masalı
Bir varmış, bir yokmuş. Bir vakitler, rengârenk çiçeklerle dolu bir okul varmış. Bu okulda sabahlar kuş sesleriyle başlar, çocuklar teneffüslerde memnunlukla koştururmuş. Sınıflardan birinde, sevinçli ve meraklı bir küme öğrenci varmış. Öğretmenleri Zeynep Hanım bir sabah sınıfa gülümseyerek girmiş. Elinde renkli bir kutu varmış. “Yarın Oyuncak Günü!” demiş sevinçle. “Herkes en sevdiği oyuncağını getirecek. Tanıtacak,
Masal oku...Sihirli Balon Masalı
Bir varmış, bir yokmuş. Bir vakitler Elif isminde küçük bir kız yaşarmış. Elif çok meraklı bir çocukmuş lakin çok da ürkek biriymiş. Yeni yerler görmekten, yeni beşerlerle tanışmaktan daima korkarmış. Bahçe kapısının dışına bile çıkmak istemezmiş zira dışarıda ne olacağını bilemezmiş. Elif bir sabah bahçede oynarken gökyüzünde parlak kırmızı bir balon görmüş. Balon yavaşça aşağı
Masal oku...İlk Uçuş Deneyimi Masalı
Bir varmış, bir yokmuş. Bir vakitler, pencereden gökyüzünü izlemeyi çok seven küçük bir çocuk varmış. Bu çocuğun ismi Kemal’miş. Kemal her kuş geçtiğinde başını kaldırır, “Acaba bu kuşlar nereye gidiyor?” diye içinden geçirirmiş. Ancak en çok merak ettiği şey, gökyüzünde süzülen o büyük beyaz uçaklarmış. Annesi bir sabah mutfakta kahvaltı hazırlanırken yüzünde tatlı bir tebessümle
Masal oku...Toprağın Altındaki Gizem Masalı
Bir varmış, bir yokmuş. Bir vakitler toprağı çok seven, meraklı mı meraklı bir kız çocuğu varmış. İsmi Zeynep’miş. Her sabah eline minik küreğini alır, meskenlerinin bahçesindeki çiçeklerin yanına otururmuş. Toprağın altına baktıkça içi kıpır kıpır olur, kendi kendine sorarmış: “Acaba yerin altında neler varmış?” Bir sabah hava serin, toprak nemliymiş. Güneş daha yeni yeni uyanıyormuş.
Masal oku...Bambi’nin İlk Evi Masalı
Bir varmış, bir yokmuş. Bir vakitler, yemyeşil bir ormanda Bambi isminde minik bir sincap yaşarmış. Kocaman gözleri, pofuduk kuyruğu ve içinde sıcacık hayaller taşıyan bir kalbi varmış. Bambi, gün boyunca ormanda sevinçle zıplar, meşe palamutları toplar, ağaç kollarında oyunlar oynarmış. Akşam olup hava kararınca herkes yuvasına dönerken, Bambi yalnız kalırmış. Zira onun ne bir kovuğu
Masal oku...Hayvanları Anlayan Kız Masalı
Bir varmış, bir yokmuş. Bir vakitler, dağların eteğinde kurulmuş sessiz bir köy varmış. Bu köyde, etrafına gülümseyerek bakan, gözleri merakla parlayan bir kız yaşarmış. Kızın ismi Lalin’miş ve onun en büyük sırrı, kimsenin bilmediği bir yeteneği varmış: Hayvanların lisanını anlarmış. Lalin, okuldan gelir gelmez çantasını bırakır, soluğu ormanın kenarındaki çimenlikte alırmış. Kuşların cıvıltısını dinler, karıncaların
Masal oku...